• Facebook App Icon
  • Twitter App Icon
  • Google+ App Icon

Işığın Sanatçısı Oya Tolga | Gratis Makyaj Eğitimi | Söyleşi

July 23, 2017

Işığın Sanatçısı Oya Tolga | Gratis Makyaj Eğitimi | Söyleşi 

 

 

Tarih boyunca insanlığı yönlendiren güzellik tutkusu yüzyıllar boyunca etkisinden hiçbir şey yitirmedi. İnsanoğlunun estetiğe olan düşkünlüğü artarak devam ederken, yüzü bir tuval olarak kullanarak sanatını konuşturanların sayısı ise aslında hala bir elin parmakları kadar az… Serin ve yağmurlu bir İstanbul gününde Maçka’da ki renkli ve karakterli stüdyosunda bizi ağırlayan ünlü makyaj sanatçısı Oya Tolga ile anatomiden kozmetiğe uzanan keyifli sohbetimizde bir kez daha sanatın her türlüsüne şapka çıkardık.

 

Makyaj denince Türkiye’ de akla gelen ilk isimlerden birisiniz. Şimdiye kadar pek çok ünlü isme makyaj yaptınız. Biz yine de sizi sizin ağzınızdan tanımak isteriz…

 

İlk isimlerden biri değil, ilkiyim. Ben makyaja başladığım dönemlerde makyaj sanatçılığı diye bir kavram yoktu. 1970’ lerde bizzat kozmetiğin içinden gelerek başladım çalışmaya, bu yüzden başka kimse benim gibi kozmetik bilmez.

 

 

 

O halde makyözlük hikayeniz nasıl başladı?

 

Ben İstanbul’ da Güzel Sanatlar bölümü öğrencisiydim. Eğitim için Paris’ e gitmeye karar verdim. Dokümanlar, kayıtlar falan… Her şeyi yolladık, sonra ben tamam diye bir daha düşünmedim. Ve kalktım Fransa’ ya gittim. Bir de ne göreyim? Tamam diye gönderdiğimiz hiçbir şey ellerine geçmemiş, ortada kalakaldım. Kayıt falan yok. üzüntüden ne yapacağımı bilmiyorum. Oturdum bir kaldırıma ağlıyorum. İtalyan bir garsonun dikkatini çektim, neden ağladığımı sordu. Yüz vermemek için diğer tarafa döndüm… Ve kafamı bir kaldırdım ki, karşımda bir afiş: Üzerinde Makyaj Okulu yazıyor.

 

 

 

Tam bir kader hikayesi yani… Peki sonra?

 

Sonra uzun yıllar pek çok marka ile çalıştım. Kozmetiğin içinden gelirim. Hangi ürünün bileşeninde ne var iyi bilirim. Bu yüzden körü körüne belli markaların taraftarlığına soyunmam, hangi markanın hangi ürünü en iyisidir bilir, ona göre kullanırım. Denemeden malzeme almam. Kendim kullanmadığım malzemeyi de başkasında denemem. En profesyonel malzemelerin en iyisini seçerim daima. Ve bu ürünler de 80’ lerden beri hiç değişmedi.

 

 

Sizi diğer usta isimlerden ayıran yönlerinizden biri sağlam kozmetik bilginiz… Ya diğerleri?

 

Dediğim gibi, ben Güzel Sanatlar’ da okudum. Aldığımız anatomi eğitimi öylesine kapsamlı bir eğitimdi ki, tıpta da aynısı okutulurdu. Leonardo da Vinci’ nin anatomi eğitimi… Okurken çok zorlandık, yakındık. Ama ben bu eğitimin çok faydasını gördüm mesleğimde. Anatomi her şeydir. Makyaj her şeyden önce bir anatomi sanatıdır. Doğru makyaj için yüzü dışarıdan bir gözle görmeniz ve uygulamanız gerekir. Bunun içindir ki ben makyajı daima aynaya bakarak yaparım. Zaten insanın en büyük eksiği kendini görememesidir. O yüzden kendime makyaj yapamam mesela…

 

 

 

Bugüne dek makyaj yaptığınız ünlü isimler arasında kimler yok ki… Süleyman Demirel, Ayten Gökçer, Barış Manço, Ajda Pekkan, hatta Necmettin Erbakan… İçlerinde unutamadığınız bir isim kimdir desek?

 

 

 

 

 

 

 

 

O kadar çok ki… Her zaman şükrediyorum mesleğime, bana bu insanlarla tanışma ve çalışma şansı verdiği için. Hepsi özeldir, ama benim için Zeki Müren’nin yeri bambaşkaydı. O kadar farklı ve özel bir insandı ki, ölürken bile onurluydu. Konuşmasında bambaşka bir ahenk vardı, adımı söylerken bile her defasında farklı bir melodiyle söylerdi. Onun gibisi bir daha gelmez…

 

 

 

Peki mesleki anlamda bir yorum yapmanızı istesek… “Şu kişinin yüzü makyaja çok uygundur,” gibi…

 

Sakın ha, öyle bir şey olmaz! Makyaj herkes içindir. Her yüze makyaj yapılır, her yüze yakışan doğru bir makyaj vardır. Makyajın yakıştığı yüz diye bir şey yoktur. Makyajın temeli aslında ışık ve gölge oyunudur. Doğru makyaj, ışığı doğru yerleştirmek demektir. Işık olmazsa hiçbir şey olmaz. Kapatın bakalım ışıkları, kim kimi görebiliyor?

 

 

 

Kişiye yakışan renk diye bir şey var mıdır peki? Kimler hangi renkleri kullanmalı?

 

Dediğim gibi, işin temeli doğru ışık, doğru gölgelendirme… Yoksa herkes her rengi doğru kullandığı müddet.e taşıyabilir. Elbette herkesin genel olarak daha iyi taşıdığı belli tonlar vardır, ama doğru makyaj uyguladığınız sürece her rengi rahatlıkla kullanabilirsiniz. Önemli olan renk geçişlerini ve tonları birbirine uygun kullanmak.

 

Son yıllarda belki de selfie çılgınlığının da etkisiyle makyaj trendleri ve uygulamaları ile daha bir iç içeyiz sanki. Kontur çizme, kaş kalınlaştırma, kıl tekniği… Uzman bir kişi olarak bu konuda neler söyleyeceksiniz?

 

Ah, seyretmeyin şunları… Gerçekten çok fena, herkes aynı şeyi yapıyor. Tabii ki her yüzün kendi yapısına göre uygulanmalı kontur. Kaş deseniz, her şeyin modası olur, kaşın modası olmaz. Modaya kapılıp da kaşınızı alırsanız hapı yuttunuz demektir; bir daha sürekli makyajla, estetik uygulamalarla devam etmek zorunda kalırsınız. Benim babaannem bile bilirdi, kaş üstten alınmaz. Yoksa küser. Alttan, cımbızla düzeltilir kaş. İple asla alınmaz. Eskilere bakın, yaşlandıkça kaşları yükselir; bugün ise öyle bir kaş alıyorlar ki kaş göze yapışıyor.

 

 

 

Tek tipleşmeye ne denli karşı olduğunuzu biliyoruz. Bu anlamda, size makyaj için gelenlerin taleplerine ne şekilde karşılık verirsiniz? Uzman görüşünüz ve deneyiminiz karşısında birbirinin aynısı talepler geldiğinde orta yol nasıl bulunuyor?

 

Ben uzmanım. Ancak yüzü taşıyacak olan kişinin kendisidir. Ne istediğini dinlemek, kişisel seçim ve tercihlerine saygı duymak zorundayım. Mesela kimi makyajda ışıltı sever, kimi hiç sevmez, mat makyaj ister. Bunu bilmem ve makyajı ona göre uygulamam gerekir. Doğru ve yanlış uygulanmış makyajlar vardır, ama bir yüz için tek bir doğru yoktur. Bir insanın yüzünü yorumlamanın bir milyon şekli bulunur. Ben, kişinin istekleri doğrultusunda en uygun makyajı uygulamakla yükümlüyüm.

 

Tam teşekküllü bir makyaj pek çok malzeme gerektiriyor kuşkusuz. Ama sizin için olmazsa olmaz diyeceğiniz makyaj malzemeleri var mı?

 

 

 

Pudrasız makyaj olmaz. Nasıl bir pudra kullanacağınız size kalmış, ama toz bir pudra olmadan makyajınız akar, sabitleyemezsiniz. Likit, jel, pat formları da kullanabilirsiniz tabii, ama bir sabitleyici kullanmanız gerekir. Bunun dışında sert ve adam akıllı bir kaş fırçası çantanızda muhakkak olmalı. Kendinden fırçalı kaş kalemlerini gayet başarılı buluyorum.

 

Doğru makyaj için bizimle paylaşacağınız başka püf noktaları var mı?

 

Makyajda ışık her şeydir. Karşıdan gelen, düz ve soft bir makyaj ışığı kullanmalısınız. Tam karşıdan gelen güneş ışığı makyaj için idealdir. Bir de ben makyaj yaparken fırçadan çok parmaklarımı kullanırım. Bunun tek bir istisnası vardır, o da ruj. Ruj asla fırçasız sürülmez.

 

 

Kaynak : http://guzelbakkendine.com

 

 

 

Makyaj  boyanmak değildir bu bir Kültür işidir...

Makyajı amacına uygun ve bilgiçli uygulayan insanlar için Makyaj aslında kendilerini ifade etme adına benzersiz bir araçtır.

Bu sebeple Makyaj akıllı Kadının tercihidir diyorum ve sizlere özel hazırladığım Kişisel Makyaj 
Eğitimine hepinizi davet ediyorum.

 

Kişisel Makyaj Eğitimine aşağıdaki Kayıt ol simgesine  tıklayarak online olarak kayıt olabilirsiniz...

 

Kayıt ol

 

Yada bizi 0212 2616875 no lu telefonumuzdan arıyıp randevu talep edebilirsiniz.

 

Sevgi ile kalın...

 

Oya Tolga

 

 

 

 

Please reload

Featured Posts

Yıldızları Boyayan Kadın Oya Tolga

October 1, 2017

1/6
Please reload

Recent Posts
Please reload

Search By Tags
Follow Us
  • Facebook Social Icon
  • Twitter Social Icon
  • YouTube Social  Icon
  • Instagram Social Icon

 OYA TOLGA MAKE-UP STUDIO

 

Süleyman Seba Cad. No: 74-9 Maçka / Beşiktaş /İstanbul 

Tel: 0212 261 6875

© 2016 Oya Tolga Official Homepage